Filmin ana karakterlerinden Fiona Maye (Dame Emma Thompson), Londra'da bulunan ve etik açıdan karmaşık aile hukuku davalarında bilgelik ve şefkatle yöneticilik eden seçkin bir Yüksek Mahkeme yargıcıdır. Ancak yoğun iş temposu için ağır bir kişisel bedel ödeyecektir. Amerikalı profesör Jack Faye (Stanley Tucci) ile evliliği kırılma noktasındadır.
Bu kişisel kriz anında, Fiona'dan zeki bir çocuk olan Adam Henry'nin (Fionn Whitehead) hayatını kurtaracak kan naklini reddettiği davasını yönetmesi istenir. Adam’ın on sekizinci yaş gününe henüz üç ay kalmıştır ve yasal olarak hala bir çocuktur. Fiona kendi etiği gereği çocuğu yaşama zorlamak istemektedir fakat bu mesleği açısından yanlıştır. Fiona hastanede Adam'ı ziyaret eder ve görüşmelerinin ikisi üzerinde derin bir duygusal açıdan etkisi olur ve çocuğun güçlü yeni duygularını ve uzun zamandır gömülü olan düşüncelerini uyandırır. Çocuk bunu Tanrı’nın istediğini Fiona ise ortada Tanrı’lık bir durum olmadığını onun hayatta kalması gerektiğini savunmaktadır.