Kargoculuk yapan iki çocuk babası Hayri’nin en büyük hayali, bir milyoncu açmaktır. Hayri, kargo dağıtırken kaza geçirip hastaneye düşer. Orada karşılaştığı bir adam, Hayri’yi başkasıyla karıştırır ve ona para karşılığı Bursa’ya götürmek üzere yasadışı bir paket verir. İçinde bulunduğu bu yanlış anlaşılmayı fırsata çevirmek isteyen Hayri, paketi alır. Yolda karşılaştığı Serkan ve paketi almak için peşlerine takılan ayakçılarla, eğlence ve macera dolu bir yolculuğa çıkar.
“Zorbalık okulda değil, ailede başlar” mottosuyla dikkat çeken bu film, ebeveynlerin çocuk yetiştirirken ne kadar iyi birer rol model olduğunu sorgulamaya davet ediyor. Film, lise çağındaki gençlerin sıklıkla maruz kaldığı zorbalıkları ve büyüme sancılarını samimi bir şekilde ele alırken, aile içindeki dinamiklerin gençlerin kişilikleri ve davranışları üzerindeki derin etkisini çarpıcı bir sinema diliyle yansıtıyor.
Ailelerin tutumlarının, çocukların okul hayatında ve sosyal ilişkilerinde nasıl bir iz bıraktığını gözler önüne seren film, izleyicilere hem duygusal hem de düşündürücü bir deneyim sunuyor. Bu hikâye, sadece gençlerin değil, ebeveynlerin de kendi davranışlarını gözden geçirmesine neden olacak güçlü bir mesaj taşıyor. Film, zorbalığın kökenlerine inerken, aynı zamanda sevgi, anlayış ve sağlıklı iletişimin aile içindeki önemini vurguluyor.